YENİDEN YAZILMIŞ BAŞLIK: Galatasaray'ın Şampiyon Olamaması, Üç Yılın Mücadelesi Boşa mı Gidecek? Düşünsenize, Türk futbol sahnesinde başarı ve eleştiri arasındaki çizginin ne kadar dengesiz olduğunu. Son dönemde, bu durumun en canlı örneğini Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk'un etrafında yaşanan gelişmeler olarak görebiliriz.

Üç sezon boyunca zirvede tutmayı başarmış bir teknik adamın bugün nasıl bu kadar acımasızca eleştirildiğini ve adeta hedef tahtasına oturtulduğunu düşünün. Bu durum, futbol dünyasının tepkilerini bir kez daha gözden geçirmemiz gerektiğini gösteriyor. Biraz gerçeği konuşalım.

Üst üste kazanılan şampiyonluklar, özellikle de rekabetin bu kadar yoğun olduğu bir ligde, asla rastlantı olamaz. Bu durum, doğru kadro seçimi, soyunma odası hakimiyeti, kriz anlarında gösterilen liderlik ve sezon boyunca sürdürülen istikrarın bir getirisi. Galatasaray'ıüç sezon boyunca lider tutmak, sadece kaliteli bir kadroya sahip olmakla alakalı değil; bu, güçlü bir teknik zeka işidir.

Ancak futbolda şöyle bir gerçeklik var: Başarı ne kadar uzun sürerse, beklentiler okadar artar ve tolere etme kapasitesi okadar azalır. Bugünkü durumda, eleştirilerin hiçbir temeli olmadığını söylemek pek de adil olmaz. Son haftalarda sahada yaşanan bazı sorunlar göz ardı edilemez.

Özellikle Trabzonspor karşılaşmasında yapılan taktik hatalar, geneldeki tartışmaların odak noktası oldu. Göztepe maçında kazanılan galibiyete rağmen, ikinci yarıdaki çöküş, takımın kontrolünü ne kadar hızlı yitirebildiğini gösterdi. Kocaelispor maçı ise fiziksel ve mental düşüşü çok daha belirgin hale getirdi.

Bu düşüşün nedenleri, tek bir noktadan kaynaklanmıyor. Sezonun ilerleyen aşamasında oyuncuların bedensel ve zihinsel yorgunluğu, başarı sonrası doymuşluk hissi. ... Bunlar, art arda gelen şampiyonlukların doğal sonuçlarıdır.

Belirleyici oyuncuların eksikliği de bu süreci daha da zorlaştırır. Mesela, Victor Osimhen gibi bir oyuncunun yokluğu, hücum organizasyonlarını doğrudan etkiler. Ancak tüm bunlara rağmen, gerçek problemimiz şu: Eleştiriyle linç arasındaki ince çizgi giderek yok oluyor.

Futbol dünyası, özellikle sosyal medyanın etkisiyle, çok hızlı bir şekilde aşırılıklara sürükleniyor. Dün göklere çıkan bir teknik direktör, bugün bir anda gözden düşebiliyor. Lakin sürdürülebilir başarı, telaşla verilen kararlarla değil, istikrarla elde edilir.

Burada önemli bir soru var: Eğer Galatasaray bu sezon şampiyon olamazsa, bu üç yıllık başarının sonu mu olacak?Daha da önemlisi, böyle bir durum bir teknik direktörün tamamen değersizleştirilmesini gerektirir mi?Futbol sadece sonuç odaklı bir oyun değildir; bir süreç yönetimidir.

Süreci doğru yönetemeyen kulüpler, kısa vadeli reaksiyonlarla uzun vadeli hedeflerini riske atarlar. Bugün yapılan tartışmaların çoğu, bu sabırsızlıkla alakalıdır. Ancak unutulmamalıdır ki; evet, sahada belirgin problemler var.

Evet, teknik heyet tarafından yapılan hatalar söz konusu. Ama aynı zamanda elimizde önemli bir başarı hikayesi var. Bu iki durumu aynı anda kabullenmek, sağlam bir futbol zekası gerektirir.

Yoksa, Türk futbolu her sezonu aynı döngüde geçirir: önce yüceltilenler, sonra hızla aşağı çekilenler. ... En büyük sorun belki de tam olarak budur. Şunu söyleyeyim mi?

Eğer Galatasaray şampiyon olamazsa, Okan Buruk belki de görevi bırakır!

⚽ Maçların tamamını Resmi kanallardan izlemek için tıklayınız ⚽